


Dünya ekonomisinin temel unsurlarından biri olan alüminyum piyasası, son yıllarda önemli bir değişim sürecine girdi. Metal bolluğunun sona ermesiyle birlikte, global alüminyum arzında ciddi bir açıkla karşı karşıya kalınmaya başlandığı görülüyor. Ekonomik veriler, alüminyumda yeni arzın neredeyse hiç gelmeyeceği bir döneme girildiğini işaret ediyor.
Çin, dünya alüminyum üretiminin yarısından fazlasını karşılar durumda. Ancak ülke, çevre koruma önlemleri nedeniyle yıllık 45 milyon tonluk bir üretim sınırı getirdi. Çinli üreticilerin mevcut kapasitelerinin %97’sini kullanmaları, global pazara sundukları alüminyum miktarının ciddi şekilde azalacağı anlamına geliyor. Bu durum, özellikle Avrupa pazarını olumsuz etkileyebilir.
Alüminyum üretimi için gereken yüksek enerji, günümüzde ciddi bir rekabet içinde. Yapay zeka veri merkezleri, elektrik kontratlarında alüminyum üreticilerinden daha fazla ödeme yapmaya hazırken, bu durum üretim maliyetlerini artırabilir. Avrupa’daki enerji krizi sonucu 1 milyon ton kapasite devre dışı kaldı ve bu durum fabrikaların kapanmasına yol açmış durumda.
Mozambique'deki Mozal alüminyum tesisi, üretim durdurma kararı alarak Avrupa piyasasında ciddi bir daralmaya sebep olabilir. Bölgedeki kuraklık nedeniyle hidroelektrik enerji üretimi yetersiz kalması, elektrik sübvansiyonunun zorlaşmasına neden oluyor. Mozal'ın kapatılması durumunda, bu durumun piyasadır yansımaları oldukça olumsuz olacaktır.
Geleneksel alanların yanı sıra, elektrikli araçlar ve yenilenebilir enerji sistemlerinde alüminyumun kullanımı artış göstermekte. Yüksek enerji verimliliği özelliğinden dolayı, alüminyum, birçok sektörde vazgeçilmez bir hammadde haline geliyor.
ABD'nin Çin’den gelen alüminyuma uyguladığı %50 oranındaki gümrük vergisi, fiyatları yükselterek piyasayı olumsuz etkiliyor. Kanada gibi tedarikçiler yerine, Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler bu boşluğu doldurmaya çalışıyor. Avrupa'da düşük karbonlu alüminyumun artan talebi, bu yeni ticaret dinamiklerini daha da karmaşık hale getiriyor.
Çin’deki üretim sınırları, Endonezya’nın alüminyum ihracatında büyük bir artış sağlamış durumda. Düşük maliyetli üretim kabiliyetleri ile dikkat çeken ülke, yeni pazar fırsatları sunuyor.
Alüminyum piyasasında gözlemlenen değişkenlikler, yatırımcılar için hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor. Dönüşüm sürecinde dikkatli bir izleme ve stratejik hamleler, kazanç sağlayabilir.
.png)
Sizlere kesintisiz haber ve analizi en hızlı şekilde ulaştırmak için. Yakında tüm platformlarda...