


Dünya genelinde yapay zekanın iş gücünde köklü değişimlere yol açacağına dair endişeler giderek artmakta. Ancak, Oxford Economics’in yayımladığı yeni bir rapor, bu korkulara farklı bir bakış açısı getiriyor. Araştırma, birçok şirketin işten çıkarmaları yapay zeka ile ilişkilendirerek, bu durumu yatırımcılara daha cazip duruma sokmaya çalıştığını öne sürüyor.
Raporda vurgulanan bir diğer önemli nokta, firmaların çalışanlarını gerçekten yapay zeka ile değiştirmediği; aksine rutin personel azaltımlarını “modernleşme” ve “teknolojik dönüşüm” gibi kavramlarla süsledikleri. Bu strateji, şirketlerin kötü performanslarını gizlerken, yatırımcılar nezdinde daha yenilikçi bir imaj çiziyor.
Wharton Management’tan profesör Peter Cappelli, yüksek profilli haber başlıklarında yapay zekanın sorumlu olarak gösterildiğini, ancak gerçekte bunun henüz gerçekleşmemiş bir gelecek beklentisi olduğunu belirtmektedir. Oxford Economics’in raporunda 2025’in ilk 11 ayında ABD’de yapay zekaya dayandırılan işten çıkarmaların sayısının yaklaşık 55 bin olarak kaydedildiği ifade ediliyor. Bu rakam, toplam iş kayıplarının yalnızca %4,5’ini oluşturmaktadır.
Öte yandan, ekonomik dalgalanmalar gibi geleneksel nedenlerle işini kaybedenlerin sayısı çok daha yüksektir. Ekonomistler, eğer yapay zeka gerçekten çalışanların yerini bu ölçekte almış olsaydı, çalışan başına verimlilikte belirgin bir artış gözlemleneceğini belirtmektedir. Fakat mevcut veriler, üretkenlik artışının beklenenden düşük kaldığını göstermekte; bu durum literatürde “verimlilik paradoksu” olarak adlandırılmaktadır.
Oxford Economics, yapay zekanın işten çıkarmalara yol açtığını öne süren argümanların bir çoğunun “gerçekten yaşananlar” yerine şirketlerin imaj yönetimi çabalarıyla ilişkilendirildiğine dikkat çekiyor. Dolayısıyla, bu yeni trend, ekonomik zorlukların üstesinden gelme çabası olarak değerlendirilebilir.
.png)
Sizlere kesintisiz haber ve analizi en hızlı şekilde ulaştırmak için. Yakında tüm platformlarda...