


Konut piyasasında, 2025 Temmuz ayı itibarıyla başlayan toparlanma, yılın ikinci yarısında belirgin bir şekilde hissedilmeye başlandı. Özellikle son altı ayda satış adetlerinde gözlemlenen güçlü artış, sektörde uzun süredir devam eden durgunluğun sona erdiğini gösteriyor. 2025 ortasında ivme kazanarak devam eden bu hareketlilik, 2026'nın ilk aylarında da hız kesmeden sürüyor.
Konut kredisi faizlerinde beklenen gerileme, 2025’in son çeyreğinde kendini göstermeye başladı. Bankalar tarafından uygulanan ortalama faiz oranları, son 28 ayın en düşük seviyesine inerek bazı bankalarda %2,49 gibi cazip seviyelere düştü. Bu durum, konut talebinin yeniden canlanmasında kritik bir rol oynadı. Ayrıca, Merkez Bankası verilerine göre, kasım, aralık ve ocak aylarında konut fiyatlarının yıllık bazda enflasyonun üzerinde artış gösterdiği gözlemlendi. Yaklaşık iki yıldır devam eden reel değer kaybı sürecinin sona erdiği ve konut sahipleri için yeni kazanç döneminin başladığı düşünülüyor.
Sektör uzmanları, konut yatırımının orta ve uzun vadede önemli kazanç potansiyeli taşıdığı konusunda hemfikir. Alternatif yatırım araçlarının cazibesini kaybetmesiyle birlikte, konutun yeniden bir “güvenli liman” olarak öne çıkması bekleniyor. 2026 yılına yönelik beklentiler, konut fiyatlarının ve talebinin birlikte artacağı yönünde. Uzmanlar, “Altın, borsa ve mevduat faizleri bugünkü getiri düzeylerini sürdüremeyebilir. Buna karşın, konut yatırımcıya hem kira geliri hem de değer artışıyla avantaj sunacak.” ifadelerini kullanıyor.
Piyasada kaydedilen en önemli risklerden biri ise konut arzındaki yetersizlik. Artan inşaat maliyetleri, yükselen arsa fiyatları ve kredi bulma zorlukları nedeniyle yeni konut üretimi kısıtlı kalıyor. Uzmanlar, bu durumun talep artışıyla birlikte fiyatların daha hızlı bir şekilde yükselmesine zemin hazırlayabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle büyük şehirlerde yeterli arzın sağlanamaması, fiyat baskısını artırabilecek unsurlar arasında gösteriliyor.
Sektör temsilcileri, 2026 yılına yönelik güçlü beklentilere sahip olduklarını dile getiriyor. Baskı altında kalan konut fiyatlarının gerçekte düşük seviyelerde seyretmesi, faiz oranlarının düşüşü, yüksek maliyetler ve sınırlı arzın fiyat artışını kaçınılmaz kıldığı üzerinde duruluyor. “Önümüzdeki aylarda mevcut fiyatlarla benzer bir konut bulmak zorlaşacak. Bu nedenle, konut almak isteyenler için mevcut koşullar fırsat sunuyor.” görüşü dile getiriliyor.
.png)
Sizlere kesintisiz haber ve analizi en hızlı şekilde ulaştırmak için. Yakında tüm platformlarda...