


2026 yılına merhaba dediğimiz bu ilk işlem gününde, ABD endeksleri yükselişle kapanarak son günlerin düşüş serisini sonlandırdı. Teknoloji hisseleri ve yarı iletken sektörü öne çıkarken, sanayi ve savunma hisselerindeki olumlu görünüm, Dow Jones'u destekledi. Ancak Apple, Microsoft ve Amazon gibi devlerden gelen zayıf sinyaller, S&P 500 ve Nasdaq'taki yükselişi sınırladı.
Küçük ölçekli firmaların temsilcisi Russell 2000 endeksi de belirgin bir toparlanma gösterdi. 2025 yılının sonuna gelindiğinde gözlemlenmeyen yıl sonu rallisinin ardından, 2026'nın küresel piyasalardaki yönü, para politikaları ve makro verilerin seyrine bağlı olacak gibi görünüyor.
ABD'de bu haftadan itibaren veri takvimi yoğunlaşıyor. Açıklanacak olan ISM imalat PMI verisi ile süreç başlayacak. Ayrıca ADP özel sektör istihdamı, JOLTS açık iş sayısı ve tarım dışı istihdam verileri de yatırımcılar tarafından yakından takip edilecek.
Fed cephesinde, istihdam piyasasına dair verilerin, faiz indirimi beklentileri açısından belirleyici olacağı öngörülüyor. Zayıf bir istihdam raporu, yılın ikinci yarısı için faiz indirimini destekleyebilirken, güçlü veriler bu beklentileri erteleyebilir.
ABD'nin Venezuela'ya yönelik gerçekleştirdiği operasyon, risk primini artıran bir diğer gelişme olarak dikkat çekiyor. Ancak piyasa tepkilerinin şimdilik sınırlı kaldığı görülüyor. Enerji piyasaları da kısa vadede büyük dalgalanmalara sahne olmadı; ham petrol vadelileri %1'e yakın bir düşüşle seyrederken, altın ve gümüş fiyatları yukarı yönlü tepkiler vermekte.
Asya borsalarında Japonya, Çin ve Hong Kong'da alıcılı bir seyir gözlemleniyor. Japonya Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamalar, para politikasında sıkılaşma ihtimalinin gündemde olduğunu gösteriyor.
Yurt içinde, haftanın önemli gündem maddesi Aralık ayı enflasyon verisi. Aylık enflasyonun %1 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu veri, yıllık enflasyon için %31 civarında bir seyre işaret edebilir ve dezenflasyon eğilimini koruyabilir.
Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, banka hisseleri öncülüğünde güçlü bir başlangıç yaptı ve teknik görünüm olumlu yönde gelişti. Ayrıca, TCMB'nin faiz indirimi süreciyle birlikte tahvil getirilerinde de aşağı yönlü bir eğilim izlenmekte. TL'nin küresel dolara karşı zayıf performansı dikkat çekiyor.
2026 yılına başlarken, hem yurt içi hem de yurt dışındaki gelişmelerin fiyatlamalar üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulmalı. Enflasyon verileri ve TCMB politikasındaki duruş, yatırımcılar açısından kritik bir öneme sahip.
.png)
Sizlere kesintisiz haber ve analizi en hızlı şekilde ulaştırmak için. Yakında tüm platformlarda...