


Küresel piyasalarda son fiyatlama davranışları, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yön buluyor. Özellikle Davos’taki açıklamalar sonrası risk algısı biraz yumuşamış durumda. ABD Başkanı Trump'ın, Grönland üzerinden Avrupa’ya yönelik tarife tehditlerinden geri adım atması ve uzlaşma yoluna gitmesi, AB-ABD ilişkilerinde geçici bir dinginlik sağlamış görünüyor.
Bu gelişmeler, altın ve gümüş gibi güvenli liman varlıklarında kâr satışlarına neden olurken, ABD vadeli endeksleri ve dolar tarafında sınırlı bir toparlanma gözlemleniyor. Küresel finans piyasalarında, Trump’ın alışılmadık iletişim tarzına adapte olunduğuna dair işaretler dikkat çekiyor. Piyasalar artık daha çok sonuçlara odaklanıyor.
Makroekonomik veriler ABD ekonomisinin sağlıklı bir seyir izlediğini ortaya koyuyor. 2025 üçüncü çeyrek büyüme verisi %4,4 olarak teyit edildi ve çekirdek PCE enflasyonu beklentilerle uyumlu bir şekilde ilerliyor. Ayrıca işsizlik başvurularının düşük seviyelerde kalması, istihdam piyasasında bozulma olmadığını gösteriyor.
Ancak Trump merkezli belirsizlikler, dolar talebini sınırlıyor. Dolar Endeksi’nın 98-99 bandında dalgalanmaları da bu durumu destekliyor. Bugün açıklanacak PMI verileri ve Michigan tüketici güveni araştırması, yatırımcılara büyüme ivmesine dair güncel sinyaller sunacak.
Asya tarafında Japonya Merkez Bankası, politika faizini %0,75 seviyesinde muhafaza etti. Çekirdek enflasyonun %2,4’e gerilemesi, fiyat baskılarının hafiflediğini gösteriyor. Küresel hisse senedi piyasalarında ise genel görünüm sınırlı pozitif. ABD vadeli endeksleri ve Asya borsalarında ufak çapta alım hareketleri gözlemleniyor.
Öte yandan, Avrupa’da artan savunma ve altyapı harcamalarının kamu borcu ve tahvil faizleri üzerindeki baskısı devam ediyor. Küresel jeopolitik risklerin ortadan kaldırılmadığı ancak kısa vadede veri odaklı fiyatlamaların arttığı bir dönemden geçiyoruz.
Yurt içinde ise TCMB, Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini 100 baz puan indirerek %37’ye çekti. Bu karar, para politikasında temkinli bir gevşeme mesajı olarak algılandı. Faiz indirimini takiben BIST 100 endeksi %0,97 artışla günü kapattı. 12.700 seviyesinin üzerinde kalıcılık, kısa vadeli yukarı yönlü eğilim açısından kritik önem taşıyor.
Ayrıca, kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye hakkında yapacağı değerlendirmeler de yatırımcılar tarafından merakla bekleniyor. Fitch ve Moody’s’in not ve görünüm kararları, ülke risk algısını ve sermaye akımlarını yakından etkileyecek.
.png)
Sizlere kesintisiz haber ve analizi en hızlı şekilde ulaştırmak için. Yakında tüm platformlarda...