


Avrupa Merkez Bankası (AMB), piyasa beklentilerine paralel olarak politika faizini %2,15 seviyesinde sabit tuttu. Bu karar, ilk bakışta nötr olarak değerlendirilebilirken, mevcut makro ekonomik çerçeveden incelendiğinde AMB'nin mevcut duruşunu koruma amacı güttüğünü gösteriyor.
Son aylarda enflasyondaki belirgin gerileme ve ekonomik büyümenin potansiyel seviyelerde denge bulması, AMB'nin “bekle-gör” stratejisini sürdürmesi için sağlam bir zemin oluşturuyor. Faizin %2,15 seviyesinde tutulması, Merkez Bankası'nın kısa vadede yeni bir politika değişikliğine ihtiyaç duymadığı mesajını veriyor. Bu durum, ekonomide ne kısıtlayıcı ne de destekleyici bir etki sağladığı düşüncesini pekiştiriyor.
Son dönemde euro'nun değer kazanmasına rağmen, AMB'nin bu durumu geçici bir risk olarak değerlendirmesi dikkat çekiyor. Kur kanalından gelen dezenflasyonist etkinin henüz politika tepkisi gerektirecek bir boyutta olmadığı görülüyor. Bunun yanı sıra, enflasyonun %2 hedefinin bir miktar altında olması da panik yaratacak bir durum olarak algılanmıyor.
Kararın en ilginç yanı, piyasa beklentileriyle örtüşmesine rağmen, ileriye dönük faiz patikasına dair belirsizliğin korunması. AMB, bir yandan faiz indirimi konusunu masadan uzak tutarken diğer yandan erken sıkılaşma sinyalleri vermekten kaçınıyor. Bu durum, 2026 yılı boyunca faiz politikalarının yatay bir seyir izleyeceğini düşündürüyor.
Piyasa açısından bu kararın sürpriz içermemesi, riskli varlıklarda önemli fiyatlamalara neden olmamakla birlikte, faiz indirimi beklentilerinin ertelenmesi ve 2027’ye yönelik sınırlı sıkılaşma olasılığı, orta-uzun vadeli faiz beklentilerini canlı tutuyor. Bu da tahvil piyasasında volatilitenin düşmesini sağlarken, euro varlıklarının daha seçici bir fiyatlama dönemi geçirmesine neden olabilir.
.png)
Sizlere kesintisiz haber ve analizi en hızlı şekilde ulaştırmak için. Yakında tüm platformlarda...